Cihadla Yaþayan Þehadetle Ölen Büyük Önder Þeyh Ahmed Yasin 22 Mart 2004 Pazartesi
Filistin'de iþgale karþý iki ayrý intifadanýn öncülüðünü yapan, vücudunun felçli olmasýna raðmen Allah yolunda mücadeleden, direniþten geri kalmayan büyük insan, büyük lider, HAMAS'ýn manevi lideri Þeyh Ahmed Yasin siyonistlerin düzenledikleri bir suikast neticesi hayatýný kaybetti. Þeyh Yasin, evinin yakýnýndaki camide sabah namazýný kýlmasýnýn ardýndan iþgalci Siyonistlerin helikopterleri tarafýndan fýrlatýlan füzelere hedef olarak hayatýný kaybetti. Saldýrýda ikisi Ahmed Yasin'in yardýmcýsý olmak üzere dört kiþi daha hayatýný kaybetti.Kutsal Direniþin Manevi Lideri: Þeyh Ahmed Yasin
Ahmed Yasin 1937 yýlýnda Filistin'in Askalan þehrinin el-Cevra köyünde dünyaya geldi. Üç yaþýnda iken babasý vefat etti. Bundan sonra annesinin ve kardeþlerinin himayesinde büyüdü. 1948 yýlýnda yahudilerin Filistin'in büyük bir bölümünü iþgal etmelerinin yol açtýðý felaket üzerine ailesi Gazze þehrine göç etti.Ahmed Yasin, 1952 yýlýnda Gazze þehrindeki Ýmam Þafii Okulu'nda ilköðrenimini tamamladý. Sonra er-Rihal Ortaokulu'nda ortaöðrenimini tamamladý. Lise öðrenimini de 1958 yýlýnda Filistin Lisesi'nde tamamladý. Ahmed Yasin, hayatýnýn gerek bu döneminde gerekse sonraki dönemlerinde pek çok önemli olaya þahit oldu. Bütün bu olaylarýn onun üzerinde önemli etkileri oldu.
Ahmed Yasin, 1952 yazýnda bir yüzme faaliyeti esnasýnda kafasýnýn üstüne düþtü ve boyun kemiði kýrýldý. Bu yüzden bütün vücudu felç oldu.
Liseyi bitirdikten sonra bazý ilim adamlarýndan özel dersler aldý. Bunun yaný sýra kendi özel çalýþmalarýyla da kendini çok iyi yetiþtirdi. Çevresinde zeki ve kültürlü biri olarak tanýnýrdý. Özel öðrenimini tamamladýktan sonra öðretmen olarak görev aldý.
1967 yýlýnda Filistin'in tamamýnýn siyonist iþgalcilerin eline geçmesi üzerine insanlar vatanlarýný iþgalden kurtarma mücadelelerinde kendilerine önderlik edecek birilerini aramaya baþladýlar. Ýþgalci yahudilerden gelen tehlike konusunda insanlarýn þuurlandýrýlmasýnda Þeyh Ahmed Yasin'in büyük rolü oldu.
Þeyh Ahmed Yasin, Gazze'de Ýslâm Merkezi'ni kurmasýndan sonra iyice tanýndý ve Filistin'in her tarafýnda adý duyulmaya baþladý. Bu durum iþgal yönetimini son derece rahatsýz etti ve iþgal yönetimi Þeyh Ahmed Yasin'i defalarca polis merkezine çaðýrdý.
1984 yýlýnda Þeyh Ahmed Yasin ve yardýmcýlarýndan pek çok kimse tutuklandý. Yürütülen soruþturma sonunda Ahmed Yasin, Ýsrail devletini yýkarak yerine Ýslâmi bir devlet kurmak için çalýþtýðý gerekçesiyle 13 yýl hapse mahkum edildi. Ancak on bir ay sonra Filistinlilerle iþgalciler arasýnda gerçekleþtirilen bir esir deðiþiminde serbest býrakýldý. 1985'te gerçekleþtirilen bu uygulamadan sonra Þeyh Ahmed Yasin yine Filistinli kitlelerin siyonist iþgalcilere karþý sürdürdükleri cihadlarýnda baþlarýna geçti. Ahmed Yasin 8 Aralýk 1987 tarihinde baþlayan intifadanýn öncüsü durumundaki Ýslâmi Direniþ Hareketi (HAMAS)'nin liderliðini yürüttü. Bu teþkilatýn manevi lideri ve intifadanýn devamýnda bir motor görevi gördü.
Siyonistler, 18 Mayýs 1989 tarihinde Þeyh Ahmed Yasin'i yeniden tutukladýlar. Onunla birlikte Ýslâmi Direniþ Hareketi mensubu pek çok kimseyi de tutukladýlar. Bu tutuklama, intifadayý durdurmayý amaçlayan sonuç getirmeyecek bir uygulamaydý. Ancak Siyonistler umduklarýný bulamadýlar. Çünkü bu olay üzerine intifada daha da þiddetlendi.
Uzun oyalamalardan sonra Þeyh Ahmed Yasin 3 Ocak 1990 tarihinde mahkeme önüne çýkarýldý ve 15 suçlamadan yargýlandý. Ahmed Yasin'in mahkeme mensuplarýna söylediði söz þu olmuþtu: "Bu mahkeme kanuni olarak beni yargýlama hak ve yetkisine sahip deðildir. Çünkü bu mahkeme iþgalciler tarafýndan kurulmuþtur. Dolayýsýyla tamamen gayri meþru ve kanundýþýdýr."
Bu ilk duruþmadan sonra yargýç yeniden duruþmayý belirsiz bir tarihe kadar erteledi. Daha sonra siyonist yönetim Þeyh Ahmed Yasin'in 6 Ekim 1991 tarihinde mahkeme önüne çýkarýlacaðýný açýkladý. HAMAS bu sýrada, Þeyh Ahmed Yasin'in yargýlanmasýný protesto için genel grev ilan etti. 16 Ekim 1991 tarihinde de Þeyh Ahmed Yasin hakkýnda mahkemenin verdiði zulüm hükmü açýklandý. Ýsrail askeri mahkemesi HAMAS'ýn kurucusu Þeyh Ahmed Yasin'i ömür boyu hapis cezasýna çarptýrdý. Mahkeme Ahmed Yasin'e ayrýca, öldürme emirleri verdiði ve Ýsrail'i yýkarak yerine Ýslâmi bir devlet kurmayý amaçlayan kanun dýþý (!) örgüt kurduðu iddiasýyla on beþ yýl hapis cezasý verdi.
Ýsrail yönetimi söz konusu cezaya mahkum ettikten sonra Ahmed Yasin'le zaman zaman pazarlýklar yapmak ve ona serbest býrakýlmasý için bazý þartlarý kabul ettirmek istedi. Bir keresinde Ýsrail'i tanýdýðýný ve imzalanan özerklik anlaþmalarýna olumlu baktýðýný açýklamasý karþýlýðýnda serbest býrakma teklifinde bulundu. Ahmed Yasin bunu kesinlikle kabul etmedi. Daha sonra Ýsrail'i tanýma þartýndan vazgeçerek sadece özerklik anlaþmalarýný kabullenmesi þartýyla serbest býrakma teklifinde bulundu. Bunun üzerine Ahmed Yasin: "Bana dýþarý çýktýðýmda karpuz yemememi þart koþsanýz bile yine kabul etmem. Çünkü ben iþgal rejimini muhatap kabul etmiyorum ki onun þartýný kabul edeyim" cevabýný verdi.
Yüce Allah Kur'an-ý Kerim'de þöyle buyurur:
"Bizim uðrumuzda cihad edenleri biz elbette yollarýmýza iletiriz. Muhakkak ki Allah iyilik edenlerle beraberdir." (Ankebut suresi: 29/69)
"Allah: "Elbette ben ve peygamberlerim galip geleceðiz" diye yazmýþtýr. Þüphesiz Allah güçlüdür, yücedir." (Mücadele suresi: 58/21)
Ahmed Yasin, saðlýk durumunun kötüleþmesine, maruz kaldýðý kötü uygulamalara ve bedensel özürlü olmasý dolayýsýyla zindanda çektiði sýkýntýlara raðmen iþgalciler karþýsýnda hiçbir taviz vermedi. Onun þu sözü davasý ve inancý konusunda ne kadar kararlý olduðunu açýkça ortaya koymaktadýr: "Benim için hapiste 100 yýl kalmak karþýlýðýnda birtakým tavizler vererek çýkmaktan daha iyidir." Onun iþgal rejiminin mahkemesi karþýsýna çýkarýldýðý sýra söylediði sözler de inancý konusundaki kararlýlýðýnýn bir göstergesiydi.
Þeyh Ahmed Yasin sekiz yýl süren zindan hayatý boyunca kararlýlýðýndan hiç bir þey kaybetmedi ve siyonist yönetimi muhatap kabul etmeme konusundaki tutumunu deðiþtirmedi. O gerçekten Hz. Yusuf (a.s.)'ý kendisine örnek almýþ bir insandý. Kur'an-ý Kerim'de Hz. Yusuf (a.s.) hakkýnda þöyle buyuruluyor: "Hükümdar: "Onu bana getirin" dedi. Bunun üzerine ona elçi gelince: "Efendine dön de ona sor: "Ellerini kesen kadýnlarýn durumlarý neydi? Þüphesiz Rabbim onlarýn düzenlerini bilir" dedi. (Hükümdar kadýnlara): "Yusuf'un nefsine yaklaþmak istediðinizde sizin durumunuz neydi?" dedi. Onlar: "Hâþâ! Allah için biz ondan hiç bir kötülük görmedik" dediler. Azizin hanýmý da dedi ki: "Ýþte þimdi gerçek ortaya çýktý. Ben onun nefsine yaklaþmak istedim. O ise gerçekten doðru söyleyenlerdendir." (Yusuf, 12/50-51) Yusuf (a.s.) zindanda o kadar ýzdýrap çekmesine raðmen hakkýndaki dedikodularýn kaynaðýný kurutmadan zindandan çýkmamayý tercih etmiþti. Ahmed Yasin de çektiði bütün ýzdýraplara raðmen davasýndan zerre kadar taviz vermemek için zindan hayatýna sabretti.
Þeyh Ahmed Yasin bu kararlýlýðýyla ayný zamanda eþi az görülür müstesna bir örnek ortaya koydu. Hasta yataðýnda, acil tedaviye ihtiyacýnýn olmasýna raðmen: "Benim buradan çýkarýlmam vatanýmdan çýkarýlmam anlamýna gelmeyecek. Ben bu topraklara yeniden dönme hakkýmý muhafaza edeceðim" diyerek Filistinlilere: "Bu vatana sahip çýkma konusunda asla gevþeklik göstermeyin. Ýþgalciler sizin en ufak bir zaafýnýzý kendi sinsi politikalarý için kullanabilirler, buna fýrsat vermeyin" mesajý iletti.
Þeyh Ahmed Yasin sekiz buçuk yýla yakýn bir süre zindanda kaldýktan sonra 30 Eylül 1997 Salý akþamý serbest býrakýlarak tedavi edilmek üzere Ürdün'ün baþkenti Amman'a getirildi. Ancak bu serbest býrakma olayýyla ilgili iki önemli iddia ortaya atýldý. Bunlardan biri, Ahmed Yasin'in serbest býrakýlmayýp Ürdün'e sürgün edildiði, diðeri ise 25 Eylül 1997 Perþembe günü sabahý Ürdün'ün baþkenti Amman'da HAMAS Siyasi Birimi baþkaný Halid Meþ'al'e karþý suikast giriþiminde bulunan Kanada uyruklu iki MOSSAD ajanýna karþýlýk serbest býrakýldýðý iddiasýydý.
"Sürgün" iddiasýnýn doðru olmadýðý gerek Þeyh Ahmed Yasin'in açýklamalarýyla ve gerekse onun Gazze'ye dönerek açýklamalarýný fiilen de doðrulamasýyla ortaya konmuþ oldu. Ahmed Yasin, söz konusu iddianýn ortaya atýlmasýndan sonra yaptýðý açýklamada, Amman'a tedavi için geldiðini ve Allah'ýn izniyle saðlýðýna kavuþmasý durumunda vatanýna geri döneceðini ifade etmiþti.
Ahmed Yasin açýklamasýnda, iþgal yönetiminden yurduna geri dönmesine müsaade edileceðine dair yazýlý bir belge verilmeden, kendisini Remle'den alarak Amman'a götürmek için gelen Ürdün helikopterinin kalkmasýna izin vermediðini dile getirerek istediði zaman vatanýna geri dönme hakkýnýn saklý olduðuna dair yanýnda yazýlý belge bulunduðunu dile getirmiþti.
O, zindandan çýkarýlmadan önce vatanýna dönmesine müsaade edileceðine dair yazýlý belge istemesiyle de tam anlamýyla Hz. Yusuf (a.s.) tavrý sergilemiþti. Zindandan çýkarýlacaðý haberinin kendisine ulaþmasýna raðmen hiç heyecana kapýlmadan ve tam bir kararlýlýk göstererek hakkýnda çýkarýlacak spekülasyonlara meydana vermemek ve vatanýna olan baðlýlýðýný, ona karþý duyarlýlýðýný ortaya koymak için iþgalcilerden yeniden vatanýna dönmesine müsaade edileceðine dair yazýlý belge istedi. Bu tam anlamýyla Hz. Yusuf (a.s.) kararlýlýðýdýr.
Ýkinci iddiaya gelince, maalesef bu iddianýn arka planýnda geliþen olaylar tamamen Ahmed Yasin'in ve HAMAS'ýn iradesi dýþýnda cereyan ettiðinden ve çevrilen oyunlar bütünüyle Ürdün - Ýsrail arasýnda vuku bulduðundan geliþmeler açýklamalarý yalanladý. Bu ise Ürdün kralý Hüseyin'in kendi saltanatýný korumak için izlediði zikzaklý politikasýnýn bir yansýmasýydý. Kral Hüseyin, ortada bir pazarlýk olduðu iddialarýnýn doðru olmadýðýný ve Halid Meþ'al'e suikast giriþiminde bulunan MOSSAD ajanlarýnýn Ürdün'de yargýlanacaklarýný açýklamasýna raðmen Þeyh Ahmed Yasin'in Gazze'ye dönmesinin ardýndan söz konusu suikast giriþimine katýlan MOSSAD ajanlarýný Ýsrail'e teslim etti.
HAMAS olayýn hemen ardýndan yaptýðý açýklamada teslim iþine þiddetle tepki gösterdi. HAMAS konuyla ilgili açýklamasýnda þunlarý bildirdi:
"Biz MOSSAD adlý terör örgütüne mensup ajanlarýn yargýlanmalarýný beklerken onlarýn siyonist yönetime teslimi yönünde geliþmeler olmasýna þaþýrdýk. HAMAS, hareketin Siyasi Birimi'nin baþkaný kardeþimiz Halid Meþ'al'e karþý suikast giriþiminde bulunan MOSSAD ajanlarýnýn Ürdün hükümeti tarafýndan siyonist iþgal yönetimine teslim edilmesini büyük bir üzüntüyle karþýlamýþtýr. Bu hareket siyonist teröre karþý yumuþak tavýr gösterilmesi anlamýna gelir ki böyle bir tavýr da onlara daha çok cesaret kazandýracak dolayýsýyla benzer giriþimleri tekrarlamaya teþvik edecektir. Bu ise Ürdün'ün istikrar ve güvenine zarar verecektir. Siyonist yönetimin baþbakaný Benjamin Netanyahu'nun Ariel Þaron ve Ýzak Mordohay adlý iki teröristi de yanýna alarak dün akþam televizyonda yaptýðý açýklama ve iþgale karþý direnenler nerede olurlarsa olsunlar kendilerini izleyecekleri yönünde sözler sarf etmesi bizim görüþlerimizi doðrulamaktadýr."
Þeyh Ahmed Yasin, Gazze'ye dönmesinden sonra da mücadelesine devam etti. Bu sebeple 29 Eylül 2000'de baþlayan Aksa Ýntifadasý'nýn da manevi lideri olarak biliniyordu. Ýþgalci siyonistler tarafýndan da sürekli takip ediliyordu. Bu takip sebebiyle daha önce de bir suikast giriþimine hedef olmuþ ama Allah'ýn izniyle mucizevi bir þekilde saldýrýdan sað kurtulmuþtu.
Ahmed Yasin sadece HAMAS'ýn deðil bütün Filistin direniþinin lideri olarak bilinen önemli bir þahsiyetti. Bundan dolayý da bütün Filistin halký tarafýndan sahipleniliyordu. Þehadeti karþýsýnda da bütün Filistin halkýnýn ve direniþ örgütlerinin ortak tavýr sergilemesi bu özelliðini ortaya koymaktadýr.
Ahmed Yasin'in Direniþinden Notlar
Þeyh Ahmed Yasin 1983'te Gazze'de kurduðu Ýslam Merkezi'nde yaptýðý konuþmalardan dolayý Ýsrail iþgal kuvvetleri tarafýndan polis merkezine götürülür. Orada komiserle aralarýnda þöyle bir konuþma geçer:
Komiser: Þeyh Ahmed! Peygamberinizin Hayber'de atalarýmýza karþý zafer elde ettiði gibi sizin de bize karþý zafer elde edeceðinizi ileri sürmüyor musunuz? Hadi öyleyse yanýnda ne varsa ortaya dök ve bizimle savaþmak için silahýný çýkar.
A. Yasin: Hayber çok uzak deðildir. Günü geldiðinde bizim size ne yapacaðýmýzý görürsünüz.
Komiser: Ne demek istiyorsunuz?
A. Yasin: Demek istiyorum ki, sizin gerçek savaþýnýz Ýslâm'la ve Muhammed'in askerleriyle olacaktýr.
Bu olaydan kýsa bir süre sonra Ahmed Yasin tutuklandý. Daha sonra mahkeme önüne çýkarýldýðýnda yargýçla arasýnda þöyle bir konuþma geçti:
Yargýç: Sen Ýsrail devletini yýkarak yerine Ýslâmi bir devlet kurmak için çalýþan Ýslami bir askeri örgütün baþkanlýðýný yapmakla suçlanýyorsun.
A. Yasin: Onlarýn üzerlerindeki zulmün kaldýrýlmasý için kendilerine yardýmcý olmam benim vatanýma ve halkýma karþý bir görevimdir.
Yargýç: Sen ayný zamanda kanun dýþý yollarla silah temin etmekle ve Ýsrail'e karþý kullanýlmasý durumunda büyük bir felakete sebep olabilecek kadar silah biriktirmekle suçlanýyorsun.
A. Yasin: Her gün bizi öldürmek isteyene, vatanýmýzý ve kutsal varlýklarýmýzý iþgal edene karþý canlarýmýzý ve kardeþlerimizi savunmak bizim hakkýmýzdýr.
Bu olaydan sonra, Ýsrailli yargýca gazeteciler Ahmed Yasin'in felçli ve oturak biri olduðunu hatýrlattýklarýnda yargýç þöyle demiþti: "O felçli ve oturak bir adam ama onun felçli ve oturak olmayan aklý ve dili var. Ayný zamanda bir örgüt adamý ve lider konumunda. Etkinlik sahibi biri. Ýsrail açýsýndan ona güvenilemez."
Ahmed Yasin, 1989'da tutuklanmasýndan sonra mahkeme önüne ilk çýkarýldýðýnda yargýçla arasýnda þöyle bir konuþma geçti:
Yargýç: Sen HAMAS hareketini kurmakla, taþ atanlarý idare etmekle, onlarý Ýsrail devletine karþý savaþmaya teþvikle ve onlara bazý Ýsrail askerlerini ve yahudilerden bu topraklara yerleþtirilenleri öldürme emri vermekle suçlanýyorsun.
A. Yasin: Ben HAMAS'ý kurmakla þeref duyarým. Yaptýklarým iþgale karþý direnmem için dinime karþý görevimdir. Bunu yapmak ise Filistin'deki halkýmýn haklarýný korumam için meþru bir hakkýmdýr.
Ýsrail mahkemesi 16 Ekim 1991 tarihinde Ahmed Yasin'i "ömür boyu + on beþ yýl" hapis cezasýna çarptýrdýðýný açýklayýnca Þeyh Yasin kahkahayla güldü. Onun bu kahkahasýnýn mahkemenin kararýný alaya almak anlamýna geldiðini düþünen Ýsrailli yargýç hiddetlendi. Ama Ahmed Yasin yargýcýn tavýrlarýný hiç ciddiye almadý.
Siyonistler onu zindana attýktan sonra felçli olmasýna raðmen insanlýk dýþý uygulamalara maruz býraktýlar. Ama buna raðmen onun kararlý tavrýný deðiþtiremediler. Bir ara bazý þartlarla serbest býrakmayý teklif ederek onunla pazarlýða giriþmek istediler. Amaçlarý onun yönlendirdiði kalabalýk kitlenin azmini zayýflatmaktý. Ama o kararlý tutumundan hiçbir þey kaybetmeksizin þu açýklamayý yaptý: "Benim için hapiste 100 yýl kalmak karþýlýðýnda birtakým tavizler vererek çýkmaktan daha iyidir."
Ýþgalciler pazarlýk tekliflerini daha sonralarý da sürdürdüler. Ama ondan hiçbir taviz koparamadýlar. Onun iþgalcilere en son söylediði söz þu olmuþtu: "Bana dýþarý çýktýðýmda karpuz yemememi þart koþsanýz bile yine kabul etmem. Çünkü ben iþgal rejimini muhatap kabul etmiyorum ki onun þartýný kabul edeyim."
Yüce Allah, Kur'an-ý Kerim'de þöyle buyurur: "Bizim uðrumuzda cihad edenleri biz elbette yollarýmýza iletiriz. Muhakkak ki Allah iyilik edenlerle beraberdir." (Ankebut, 29/69).AIIahu teala, onu felçle imtihan etmiþ ama ona cihad ve mücadele konusunda üstün bir azim ve direniþ gücü lütfetmiþ.
Þeyh Ahmed Yasin'in Gazze'ye Dönmesinden Sonra Kendisiyle Telefonla Yapýlan Bir Röportajýn Tercümesi:
Bugünkü durum ve gelecekte neler olabileceðine dair görüþ ve deðerlendirmelerinizi genel olarak arz eder misiniz?
Alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun. Efendimiz Muhammed'e, onun aline, ashabýna ve kýyamet gününe kadar onun çaðrýsýný sürdürenlere salat ve selam olsun. Bundan sonra: Deðerli kardeþlerim! Dünyanýn deðiþik yerlerindeki mü'min ve mücahit gençler! Biz bugün Ýslami hareketin merhalelerinden bir merhale üzereyiz. Bu merhale geliþme ve yükselme merhalesidir. Yüce Allah'ýn izniyle zafer noktalarýna doðru ilerleme merhalesidir. Biz bugün vatanýmýzda ümmetimiz ve toplumumuz açýsýndan
ana tabaný oluþturmaktayýz. Allah'ýn izniyle, er ya da geç zafer bizim olacaktýr.Dünyada çeþitli devletler bulunuyor. Güçlü her zaman güçlü olarak, zayýf da her zaman zayýf olarak kalacak deðildir. Yarýn inþallah güçlüler biz olacaðýz. Vatanýmýzýn ve topraklarýmýzýn bütün parçalarýný kurtaracaðýz. Onurla ve zaferle oraya döneceðiz. Böylece orada Allah'ýn sözü yüceltilecek, Allah'ýn kelamý en yüce kelam olarak haykýrýlýrken, inkar edenlerin kelamlarý en aþaðý dereceye düþecektir.
Gelecek konusuna gelince: Burada özerk yönetimle ve toplumla iliþkimiz devam edecektir. Biz tek bir halkýz. Tek bir toplumuz ve öyle kalacaðýz. Düþmanlarýn Filistin'deki ulusal birliði bozmayý amaçlayan oyunlarýný pratiðe geçirmelerine fýrsat vermeyeceðiz. Karþýlýðý ne olursa olsun Filistinlilerin birbirlerinin kanlarýný akýtmalarýna asla fýrsat vermeyeceðiz. Bu konuda Yüce Allah'ýn þu sözünde ifadesini bulan prensibi vurguluyoruz: "Sen beni öldürmek için elini bana uzatýrsan ben seni öldürmek için elimi sana uzatmam. Ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarým." (Maide, 5/28)
Bazý yayýn organlarý, sizin vatan topraðýna döndükten sonra, iþgal yönetimiyle bazý þartlarla ateþkes saðlanabileceði yolunda açýklamalarda bulunduðunuzu ileri sürdüler. Bunun yaný sýra yahudilerin dinci partilerinden birinin sizinle görüþmesi üzere Gazze'ye bir temsilci gönderdiði iddia edildi. Bütün bu söylentilerin ve haberlerin doðruluk derecesi nedir?
Öncelikle ben yahudilere herhangi bir ateþkes önerisinde bulunmadým. Onlar bölgede kendilerini güvence ve istikrar içinde görmek istiyorlar. Eðer güvencede olmak istiyorlarsa bunu elde edebilirler. Ama bazý þartlarla: Batý Yaka ve Gazze bölgesinden tamamen çekilecekler, Kudüs'ümüzü bize bütünüyle teslim edecekler, iþgal altýndaki topraklarda bulunan yahudi yerleþim merkezleri tamamen kaldýrýlacak, tutuklu Filistinlilerin tamamý serbest býrakýlacak, bizim kurtarýlmýþ bölgelerimizde Filistin devletimizi kuracaðýz, o topraklarýn üstündekiler de altýndakiler de bize ait olacak, oralarda yönetim hakký tamamýyla bize ait olacak, yahudiler hiçbir þekilde karýþmayacaklar. Eðer Ýsrail bütün bu þartlarý yerine getirirse biz de, silahlý mücadelemizi belli bir süre durdururuz. Çünkü Ýslam, belirli bir süre ateþkese gidilmesini engellememektedir. Bunun için biz Ýslam nizamýna göre hareket ederiz. Onlar bunu yaparlarsa, biz de dediðimizi yaparýz. Ama biz ahdimize ve dinimizin esaslarýna baðlý kalýrýz.
Yahudilerle görüþme, yahut herhangi bir yahudi dindarla bir araya gelme konusundaki söylentiler hakkýnda da þunu söylemek isterim: Bizim Ýsrail ile görüþme türünde hiçbir iliþkimiz söz konusu deðildir. Ne gizli ne de açýk! Bizim görüþmemiz sadece özerk yönetimle olabilir. Onlarla görüþürüz. Biz bir þey istediðimizde bunu özerk yönetim yetkilileriyle görüþürüz. Diyalog olacaksa onunla olur. Biz burada iki ayrý yönetimin olmasýndan yana deðiliz. Biz Ýsrail'le herhangi bir diyaloga girmekten yana deðiliz. Eðer herhangi bir diyalog ve görüþme olacaksa bu özerk yönetimle onlarýn arasýnda olur.
Sizin Gazze'ye dönmenizden sonra Dr. Mahmud Zehhar, sizin özerk yönetimin yetkisine karþý bir tavrýnýzýn olmadýðýna ve Yasir Arafat'ý Filistin halkýnýn lideri olarak tanýdýðýnýza dair açýklamalarda bulundu. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Biz vatan topraðýnýn sadece küçük bir parçasý üzerinde bulunuyoruz. Oranýn baþýnda da kardeþimiz Ebu Ammar (Yasir Arafat) var. Dünyanýn herhangi bir yerinde birbiriyle iç içe girmiþ, sürtüþme halinde iki ayrý yönetimin olmasý mümkün deðildir. Bugün bu yönetimi tanýyor ve kabul ediyoruz. Yarýn devletimiz olacak. Burada iki ayrý yönetim olamaz. Ancak bir yönetim olur. Ebu Ammar inþallah bu devletin baþkaný olacak. Biz ne koltuk, ne mal, ne mevki istiyoruz. Biz mücahitleriz. Haklarýmýzý geri istiyoruz. Yönetim yine özerk yönetimin elinde kalsýn. Biz ona bakmýyor ve ona raðbet etmiyoruz.
Gazze'ye döndükten sonra HAMAS'ýn konumu hakkýndaki kanaatiniz nedir?
Bizim HAMAS olarak hedefimiz topraðýmýzý kurtarmak ve hakkýmýzý geri almaktýr. Bu sürekli, sabit ve deðiþmeyecek bir hedeftir. Bu hedef er veya geç gerçekleþecektir. Bu hedef Filistin davasýna hizmet etmektedir. Biz Filistin halkýnýn birliði, arasýna herhangi bir ihtilafýn, uzlaþmazlýðýn girmemesi, iç savaþ Çýkmamasý için çalýþacaðýz.
Ýþte bu Filistin davasýna hizmet edecektir. Hedef tektir. Biz isteklerimizi gerçekleþtirmede ve Ýsrail iþgal rejiminin gasp ettiði meþru hakkýmýzý geri almada özerk yönetime destek oluruz. Bu gerçekleþtiðinde herhangi bir çarpýþma ve direniþ olmaz.
Özerk yönetime yapýlan baský neticesinde Gazze ve Batý Yaka'da çok sayýda hayýr kurumu kapatýldý. Filistin dýþýnda yaþayan çok sayýda Filistinli kendi vatanlarýndaki hayýr kurumlarýna yardýmlarýný yeniden baþlatabilmek için bu kurumlarýn faaliyetine izin verilmesini bekliyorlar. Bu konudaki tavrýnýz ne olacak?
Biz inþallah bu kurumlarýn ayakta tutulmasý ve kapatýlmamasý için özerk yönetimle görüþeceðiz. Çünkü bu kurumlarýn kanuna aykýrý bir çalýþmalarý olmadýðý gibi siyasi ve askeri faaliyetlere de girmemiþlerdir. Biz özerk yönetimden bu kurumlarýn kapatýlmamasýný isteyeceðiz. Ýsrail daha güçlü olmasýna ve daha geniþ imkanlara sahip olmasýna raðmen bu kurumlarý kapatmaya, kapatsa bile uzun süre kapalý tutmaya güç yetiremedi. Ama þimdi kendisinin baþaramadýðýný özerk yönetimden istiyor. Ýnþallah görüþmeler sonunda bu konu çözüme kavuþacak ve Filistin halkýnýn maslahatý açýsýndan hayýrlý olan sonuca ulaþýlacaktýr.
Herhangi bir seçim olmasý durumunda siz aday olmayý düþünür müsünüz? Veya özerk yönetim size bir bakanlýk görevi teklif etse kabul eder misiniz? Bir de belediye seçimleri yapýlmasý durumunda HAMAS bu seçimlere katýlacak mý?
Ahmed Yasin herhangi bir dünyalýk peþinde deðildir. Ahmed Yasin herhangi bir mevki elde etme arzusu taþýmýyor. Ben kendimi herhangi bir makam için aday göstermeyeceðim. Ben özerk yönetimle kavgalý da deðilim, bu yönetimi ele geçirme çabasýnda da deðilim. Ben Allah katýnda kabul edilmiþ kullardan olmak suretiyle Allah'ýn rýzasýný kazanmak istiyorum. Bu itibarla birinci olarak: Ben ne bir mevki için ne de seçimler için aday olmayý düþünüyorum. Ýkinci olarak: Özerk yönetim herhangi bir mevkiyi teklif ederse kabul etmeyeceðim. Çünkü ben herhangi bir koltuk veya mevki peþinde deðilim. Üçüncü olarak: Belediye seçimleri konusuyla ilgili olarak, benim zindanda olduðum sýrada HAMAS belediye seçimlerine katýlmak istediði yönünde açýklama yapmýþtý. Benim buna herhangi bir itirazým yok. Ýnþallah eðer gerçekleþirse Ýslam'ý hareket bu seçimlere katýlacak.
Son olarak dünya Müslümanlarýna bir mesajýnýz var mý?
Benim bütün Müslüman gençlere nasihatim en baþta Ýslam ahlakýyla ayaklanmalarýdýr. Doðruluk, güvenilirlik, ahde vefa, sevgi, kararlýlýk, çalýþma ve üründe ihlas, Müslümanlarla yardýmlaþmak ve onlarýn dertleriyle dertlenmek de Ýslam ahlakýnýn gereklerindendir. Allah yolunda cihad ve Allahu Teala'nm kelamýnýn en yüce olmasý için baþkalarýyla yardýmlaþmak da Ýslam ahlakýnýn gereklerinden biridir. Müslümanlara da ilme önem vermelerini tavsiye ediyorum. Ýlim gelecekte bizim düþmanýmýza karþý zafer elde etmekte kullanacaðýmýz silahýmýz olacak. Cehaletle zafer elde edemeyiz. Dini, dünyayý ve ahireti kuþatacak bir ilimle ancak zafer elde edebiliriz.