Reklam
Tekâmül

Garip Kalmış Bir Türbe – Melike Hatun Türbesi

  • Berâ-yı Ziyâret
  • Garip Kalmış Bir Türbe – Melike Hatun Türbesi için yorumlar kapalı
  • 19 KEZ OKUNDU

Öğrenmekten mahrum kalmış bir kişiye dedesinin dünyanın en kıymetli kitabını verdiğinizi varsayalım. Muhtemelen bu kişi kitabı evirip çevirecek içine bakacak ve kendisine bir faydası olmadığı kanaatine varacaktır. Onun için bu kitabın değeri sadece dedesinin ona vermiş olması olduğu için bu kişi kitabı atıp zâyi etmeyecek, bir köşeye hatıra mahiyetinde koyacaktır. Daha sonra bu kişinin evine kitaplardan anlayan kıymetşinas birisi gelmiş olsun. Kitabı ilk gördüğünde hemen sarılacak, açıp okuyacak, istifade edecek ve daha da detaylı incelemek için belki de ücret karşılığında kitabı satın alacak, kendi kütüphanesine katacaktır.

Devlet-i Aliye-i Osmaniye’nin ardından cumhuriyetin ilânı ile tam da bu durum meydana gelmiştir. Dedemiz Osmanlı’dır, en değerli kitap ise bin sene boyunca dünyaya hükmetmiş milletin kültürel, ilmî ve manevî birikimidir ve kıymet bilmeyen ise cumhuriyet neslidir. Bunlara verilecek misaller çoktur ama sokaklara çıkıp sadece bize Osmanlı’dan kalan mirasa nasıl muamele yapıldığını müteessifâne bir şekilde göreceğiz. Tarihte nice vakıflar kurmuş, kıymetli eserler bırakmış ve insanların ilim öğrenmesine vesile olmuş Melike Hatun’un kabri de işte bu nâşinas nesilden nasibini almıştır.

Melike Hatun soyu Selçuklulara dayanan I. Murad Hüdavendigar döneminde yaşamış, hayırsever kadınlardandır. O tarihlerde devrin büyük âlimlerini yetiştiren Kara Medresenin kurucusu Melike Hatundur. Arşivlerde Melike Hatun ve Kara Medrese hakkında pek mâlumat bulunmamakla beraber ilk resmi kayıt Kanuni Sultan Süleyman devrindeki defterlerde bulunmaktadır. Ankara’nın taşının kara olması hasebiyle medrese Kara Medrese olarak anılagelmiştir. Bu medreseyi bu kadar önemli yapan en büyük unsur Hacı Bayram-ı Veli’nin 40 yaşına kadar burada ilim öğrenmiş olmasıdır. Bahse konu olan Melike Hatun’un kabri mahalle arası bir yerde kalmış, gereken özen gösterilmediğinden sadece ehl-i dikkat tarafından görülebilecek halde kalmıştır. Kabri Eynebey Hamamının yanındaki Taşçılar Sokak’ta bulunmaktadır. Ankara’ya geldiğinizde İtfaiye Meydanına yolunuz düşerse elbise pazarlarının olduğu tarafta Taşçılar Sokağına giriş yapıp türbesine bir Fatiha okuyabilirsiniz.

Allah bizleri kıymet bilen nesillerden eylesin.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ